Bir YerdeBir Yerde Yayın Evi
← Yazılar • RECEP YALÇIN • YAZI KÖŞESİ

'BU'

☕ Bir Kahvelik · 3 dk okuma

Geçenlerde biri sordu:

— Sevdiğin insana “bu” denir mi?

Denir.

Ama mesele “denir mi, denmez mi” değil. Mesele, neden dendiği.

Bir insanı gösterip “bu” dediğimizde bunun kaba olduğuna karar vermişiz. Sanki ismiyle hitap etmemek, sevgiyi eksiltirmiş gibi. Sanki “bu” demek, mesafe koymakmış gibi.

Bazıları haklı da. Çünkü “bu”, işaret parmağının ucundadır. İşaret etmek, dışarıdan soğuk görünür. Hele karşındaki insan, senin için dünyanın merkeziyse, ona “bu” demek, dışarıdan bakan biri için tuhaf gelebilir.

Ama işaret ettiğin şey, senin için her şeyse, o işaret soğukluk değil, seçilmişliktir.

Ne demiş şair?

“Bu adam benim babam…”

Babasının ismini bilmiyor muydu? Elbette biliyordu. Peki neden “bu adam” dedi?

Çünkü “Ahmet benim babam” bir bilgidir. “Bu adam benim babam” ise başka bir şeydir. Orada gösterme vardır, sahiplenme vardır, aidiyet vardır. Hatta biraz gurur vardır: Bu adam. İşte bu. Benim babam.

Kimse de şarkıyı dinleyip “İnsan babasını seviyorsa ismiyle söyler” demedi. Çünkü hepimiz ne demek istediğini anladık.

Ben Galatasaray’ı seviyorum. Adını da gayet iyi biliyorum. Ama maç sırasında “Bu takım beni öldürecek!” dediğimde kimse dönüp “İsmi yok mu onun? Galatasaray desene” demiyor. Çünkü mesele ismi bilip bilmemek değil. O an, o takım. Benim sevindiğim takım bu. Sinirlendiğim takım bu. Yıllardır peşinden gittiğim takım bu.

Ama itiraf edeyim: “Bu”nun her kullanımı aynı değil. “Bu takım beni öldürecek”teki “bu”, bir sitemdir. “Bu adam benim babam”daki “bu” ise bir gurur. “Bu kadın” dediğindeyse, bazen hayranlık, bazen öfke, bazen teslimiyet vardır. Hepsi aynı kelimeyle söylenir ama hepsi aynı şeyi anlatmaz.

Yine de hepsinin ortak bir yanı var: “Bu”, seçmenin kelimesidir.

Bir kuyumcuya girersin. Önünde elli yüzük vardır. Hepsine bakarsın. Sonra birini gösterirsin:

— Bu.

O yüzük, “bu” dediğin için değersizleşmez. Tam tersine, diğer kırk dokuzunun arasından seçilmiş olur.

Bir anne telefonundaki fotoğrafı açıp “Bu benim kızım” dediğinde kızının ismini unutmuş değildir. Tam tersine, ismin önüne geçen bir bağdan bahsediyordur. “Zeynep” dediğinde dünyadaki Zeyneplerden biridir. “Bu benim kızım” dediğinde ise konu kapanmıştır.

Çünkü bazen isim, kim olduğunu söyler. “Bu” ise senin için ne olduğunu.

İsimler insanları birbirinden ayırmak için vardır. Aynı yerde iki Recep varsa hangisine seslendiğimizi bilelim diye isim kullanırız. Ama sevdiğim kadınla yan yana oturuyorsam ve “Bu var ya…” diye söze başlıyorsam, gerçekten kimden bahsettiğimin anlaşılması için nüfus cüzdanındaki adına ihtiyaç var mı?

Yok.

Çünkü benim hayatımda zaten bir tane “bu” var.

“Bu” kelimesi değersizleştiren bir kelime olsaydı, hayatımızdaki değerli şeylerde de kullanamazdık. Bir ev bakarsın, on ev gezersin, birine girersin: “Bu ev.” Bir araba bakarsın: “Bu.” Bir kitap okursun: “Bu kitap başka.”

Demek ki sorun “bu” kelimesinde değilmiş. Çünkü “bu”, bazen sıradanlaştırmanın değil, seçmenin kelimesidir.

O hâlde sevdiğim kadına “bu” dediğimde neden sevgim eksilsin?

İsmini biliyorum. Elbette ismiyle de sesleniyorum. Ama herkesin bir ismi var. Benim anlatmaya çalıştığım şey onun adı değil ki. Benim anlatmaya çalıştığım şey: Neden o insan?

İşte cevabı da bazen tek kelime:

Bu.

Bu kadın. Bu gülüş. Bu sinir. Bu inat. Bu insan.

Hepsinin içinden, bütün ihtimallerin arasından:

Bu.

Çünkü aşk bazen sevdiğin insanın adını güzel söylemek değildir. Bazen bütün dünyayı önüne koyup bir kişiyi işaret ederek “Ben bunu seçtim” diyebilmektir.

Dolayısıyla bana “İsmi yok mu, neden ‘bu’ diyorsun?” diye sormayın.

İsmi var. Hem de biliyorum.

Ama isim dediğin, herkesin sahip olduğu bir şey. Benim “bu” diyebildiğim bir kişi var.

Babamızın adı var. Yine de: “Bu adam benim babam.”

Takımımızın adı var. Yine de: “Bu takım benim takımım.”

Sevdiğim kadının da adı var. Ama bazen dönüp ona bakınca insanın içinden uzun uzun konuşmak gelmiyor.

Sadece:

Bu.

Çünkü milyarlarca insanın ismi var. Ama insan ömrü boyunca çok az kişiye gerçekten:

“Benimki bu.”

diyebiliyor.

♡ Beğen 0

Henüz yayımlanmış yorum yok.